1. Skip to Menu
  2. Skip to Content
  3. Skip to Footer>

Türk Mimarisinde Sekiz Köşeli Yıldız Motifleri

PDF Yazdır e-Posta

6. Uluslar arası Türk Dünyası Sosyal Bilimler Kongresinde Bildiri
Calalabat – KIRGIZİSTAN  25 Mayıs – 28 Mayıs 2008   Sayfa: 1230 - 1234


TÜRK MİMARİSİNDE SEKİZ KÖŞELİ YILDIZ MOTİFLERİ


Yrd. Doç. Mehmet Büyükçanga

ÖZET

Ay ve Güneş gibi yıldızlar halk inançlarında geniş yer tutar. Sekiz köşeli yıldız motifleri mimaride, halıda, kilimde, ahşapta, madende çok çeşitli şekillerde kullanılmıştır.

Mimaride Buhara, Özkent, Semerkant gibi şehirlerin anıtlarında kullanılan belirli teknik ve motifler özellikle Karahanlılar aracılığıyla İran’a sonra da Anadolu’ya geçmiştir. Günümüzde de kullanılmaktadır. Türkmenistan, Kazakistan ve Azerbaycan’da mimari eserlerde sekiz köşeli yıldız ve dört kollu (haç benzeri) şekillerden oluşan kompozisyonlar işlenmiştir.
Buhara-Semerkant yolu üzerinde “Ribat-i Melik” Kervansarayı’nın ana kapısının çevresinde, Özkent’te Celaleddin Hüseyin’in Türbesi’nde, Demavent Kümbeti’nde, Aişe Bibi’nin Türbesi’nde, Semerkand’da Ahmet Yesevi Türbesi’nde, Azerbaycan’da bir tekkede, Beyşehir Kubad Abad Sarayı çinilerinde, Konya Alaaddin (Kılıç Aslan) Köşkü çinilerinde, Sivas’ta Gök Medrese taç kapısının sağında ve solunda, Konya Şeker Furuş Mescidi’nin kapısının üst aynalığında sekiz köşeli yıldız ile dört kollu (haç’a benzer) motifler kullanılmıştır.
Anahtar Kelimeler: Sekiz köşeli yıldız, motif, anıt, kümbet, taç kapı.                           

GİRİŞ
Ay ve Güneş gibi yıldızlar halk inançlarında geniş yer tutar. Bu inançların kökeni, gök varlıklarının birer tanrı ya da tanrıça olarak kutsandığı dönemlere dayanmaktadır (Erbek,2002 : 86).
Rus bilgini Prof. Dr. A. Zadneprosky’ye göre yıldız motifi Hun kökenlidir. Dolayısı ile coğrafi kökeni Orta Asya’dır. Yıldız motifleri mimaride, ahşapta, çinide, halıda, kilimde, dokumalarda da kullanılmıştır. Çeşitli devrelerde ve birbirinden çok uzak ülke ve bölgelerde işlenmiş olan bu yıldız madalyonlardan oluşan düzenlemeler, aynı olmakla beraber, içlerinden bir kısmında, iç süslemeler, birbirinin benzeridir. Bazılarında farklılıklar gösterir (Görgünay-Kırzıoğlu , 2001: 233).
Geleneksel İslam inancına göre, yedi cehenneme karşılık sekiz cennet vardır. Bir kısmı minyatürlü heşt behist (sekiz cennet) isimli kitaplarda bundan ortaya çıkmıştır. Türk ve İslam bahçe düzenlemelerinde bahçelerin dört ya da sekiz katlı ya da bölümlü olması da cennet kavramına atıfta bulunur (Çoruhlu,2006:207). Niğde’deki Hüdavent Hatun Kümbeti (1317 / H.712), Niksar’da Kırk Kızlar Kümbeti (1220), Konya’da Kesikbaş Türbesi, Seyfiye Karasungur Kümbeti gibi kümbetler sekizgen gövde üzerinde mezar anıtlarıdır.
Orta Asya’nın mimari tezyinatı Anadolu Türk mimarisinde önemli bir yer tutar. Buhara, Özkent, Semerkant gibi şehirlerin anıtlarında kullanılan belirli teknik ve motifler özellikle Karahanlılar aracılığıyla önce İran’a daha sonra da, oradan Anadolu’ya geçmiştir. Bu arada Anadolu anıtlarında gördüğümüz pek çok geometrik kompozisyonun uzak kaynağı Orta Asya anıtlarıdır (Mülayim,1982:18). Orta Asya Karahanlı anıtlarında görülen tuğla ve stuko ile geometrik kompozisyonlar zenginleşerek batıya, İran Bölgesine iner. Anadolu’ya dolaylı gelen etkiler özellikle Azerbaycan’dan geçerek teknikten çok kompozisyonlar halinde erken devir Anadolu anıtlarına yansır. Geometrik süsleme İslam Kültürünün egemen olduğu bütün çevrelerde, hemen her teknikte ve her malzeme üzerine uygulanmıştır (Demiriz,2000: 7).
Türk süslemesinde gördüğümüz yıldızlar kısmen İslam öncesine kadar uzanan bir inanç sisteminin ürünü, kısmen de İslami inanç ve felsefeye bağlı olan kompozisyonlardır. İslam felsefesi ve bir toplum düzeni meselesine doğru kaydırılmıştır. Geometrik şekillerin bazı felsefi ve dini kavramları ifade ettiği pek çok yazarın birleştiği bir konu olmuştur. Bu açıklamalara göre “Allah ve insan bütündür. Hayat ve kainat ritmik bir düzen içindir”. Canlıların tasvirini yapmaktan kaçınma, Vahdet-i Vücud ve sosyal strüktürdeki düzen gibi, farklı alanlarda genişleyen bu teorinin gerçekte doğru yönleri çok olmakla beraber henüz karanlık tarafları da vardır (Mülayım,1982: 68).
Türk Mimari Eserlerinde Sekiz köşeli Yıldızlar
Anadolu Selçuklu Mimari eserlerinde cephe, daima belirtilmiş ve ortada yer alan taç kapılar (portaller), süslemelerin ağırlık noktasını oluşturmuştur. Bütün Türkistan Horasan – İran ve Anadolu’daki mimari eserlerde de durum aynıdır. Cepheye verilen bu önem, buralardaki mimari yapılar ile Anadolu’dakiler arasında, geleneksel bağı göstermektedir (Görgünay-Kırzıoğlu,2001: 4).
Mimari eserlerde kullanılmaya başlayan sekiz köşeli yıldız motifleri Karahanlılar zamanında başlayıp, Selçuklular’da da devam etmiş ve günümüze kadar gelmiştir. Motifler ya tek olarak, ya da geçmeler arasında sıra sıra kullanılmış veya yan yana üst üste gelecek şekilde yerleştirilmiş. Büyük Selçuklu Sultanı Alparslan’ın kızı ve Karahanlılardan Şems-ül Nasr bin İbrahim’in (1068-1079) hatunu Aişe Bibi’nin Türbesi ile Özkent’te Celaleddin Hüseyin Türbesi (H.547 / M.1152)’inde süslemeler böyle işlenmiş örneklerdir. İslam sanatının birçoğunda karşımıza çıkan iki kare bir yıldız oluşturacak şekilde düzenlenmiş ve her dört karenin ortasındaki boşlukta bir hac meydana gelmiştir. Yıldız-haç motifleri İslam sanatının duvar ve zemin süslemelerinde bu ana motif çok kullanıldı (Mandel,1978: 44).
Türkmenistan, Kazakistan ve Azerbaycan’da da mimari eserlerde sekiz köşeli yıldız ve dört kollu (haç benzeri) şekillerden oluşan kompozisyonlar işlenmiştir.
Karahanlılar’ın türbe mimarisi en canlı olarak, Kırgızistan’da Fergana Vadisi’nin doğusuna düşen Özkent’te görülür. Burada, yan yana sıralanmış üç türbeden en eskisi ve en büyüğü, Nas bin Ali’nin H. 403 (1012) tarihli türbesidir. Bu türbenin ana kapısının iki yanında geometrik süslemeli bordürler dikkati çeker. Geniş bordürler üzerinde yukarıda aşağıya dörtlü düğüm ve sekiz köşeli yıldızlar alternatif olarak sıralanmıştır. Burada geometrik motiflerin yanı sıra, bitki süslemeleri de göze çarpar. Böylece, bitki motifleri Müslüman Türkler’de ilk defa bu eserde ortaya çıkmıştır (Görgünay-Kırzıoğlu,2001: 224).
Buhara-Semerkant yolu üzerinde Karahanlı Hükümdarı İbrahimoğlu 1. Nasr Şems’ül-Mülk (1068-1070)’ün kendi adına yaptırdığı “Ribat-i Melik Kervansarayı”nın ana kapısının çevresi tuğlalardan iri plastik şeritler halinde bulduğumuz kompozisyon sekiz köşeli yıldızlarla süslüdür.
Karahanlılardan  Özbekistan – Özkent’te Celaleddin Hüseyin’in türbesinin (H.574/1152) (Resim 1 a,b.)de taç kapı kemerinin iç yüzünde, içi palmetlerle süslü sekiz köşeli yıldızların köşeleri ucuna gelecek şekilde yan yana yerleştirilmiştir. Bu sekiz köşeli yıldızların arasında kalan boşluklarda, dört kollu çapraz şekiller oluşmuştur. Bunların içinde, çapraz olarak (+) şeklinde yerleştirilmiş ince şeritler yer almıştır. İşte bu şeritlerin üzerine deveboynu yanışı işlenmiştir (Görgünay Kırzıoğlu,2001: 217).
Demavent Kümbeti (XI. Yüzyıl): Kapısının üzerinde üst üste ve yan yana dizilen dört sekiz köşeli yıldızın ortasında dört kollu yıldız mevcuttur. (Resim 2). Üslup bakımından bu eser, Selçuklu kümbet mimarisinin yaratıcı kudretini gösterir. Görüldüğü gibi bu eserde de Ayşe Bibi Türbesi’nin düzenlemesi var. Kümbetteki kompozisyon konturlara göre tuğla dizilerinin daha çıkıntılı dizilmesiyle uygulanmıştır. Anadolu dışında güçlü bir gelenek halinde yüzyıllar boyu devam eder (Mülayim,1982: 83).
Aişe Bibi Türbesi: Büyük Selçuklu Sultanı Alpaslan’ın kızı ve Karahanlılar’dan Şems-ül Nasr bin İbrahim’in (1068-1079) hatunudur. Sekiz köşeli yıldız ve Kırgızlar ve Kazaklar’ın “Dört Kollu” dedikleri şekillerin oluşturduğu kompozisyon. Bu türbede sekizgenlerin içindeki çiçekler, Ahmet Yesevi Türbesi’ndekilerinin aynısıdır. (Resim 3).
Semerkand’da Ahmet Yesevi Türbesi’nde sekiz köşeli yıldızlar üst üste gelecek şekilde sıralanmıştır (Resim: 4).
İran Keşan’dan 14. yüzyılın başına tarihlenen kobalt mavisi yazı bantlarının çevrelediği figürlü ve bitkisel bezemeli lüsster yıldız çiniler ve turkuaz sırlı, kabartma desenli haçların oluşturduğu bir kompozisyon. Berlin İslam Sanatı Müzesi’nde sekiz köşeli yıldızlar yan yana ve üst üste dizilerek ortada haç çinilerle kompozisyon oluşturulmuştur. (Resim: 5)
İran’da İlhanlı Devrine ait olan ve Tahran Arkeoloji Müzesi’nde bulunan Keşan’dan gelme kabartma süslemeli çinilerde de sekiz köşeli yıldız ve dört kollu şekillerle işlenmiştir (Resim: 6).
Azerbaycan’da Pirsahat Nehri (yazın kuruyan çay) boyundaki bir Tekke (12-14. yüzyıl)’nin duvarı, iç içe yerleştirilmiş, yan yana ve üst üste sıralanmış, sekiz köşeli yıldızlarla süslenmiştir. İçteki yıldızla onun dışında kalan yıldız arasındaki boşlukta, kenarlara paralel birer çerçeve oluşmuştur. Yıldızların çevresindeki bu çevreler üzerine, her bir yıldız çevresine ayrı ayrı Besmele ile başlayan, birer namaz sureleri ve ayet-i kerimeler yazılmıştır (Resim: 7) (Görgünay-Kırzıoğlu,2001: 228). Dört kollu (haç benzeri) şekiller sade düz bırakılmıştır.
Kars-Anı şehri harabelerindeki (1064-1092) Sultan Sarayı Kapısı’nda Aişe Bibi, Celaleddin Hüseyin türbeleri ve Azerbaycan’daki tekkede görüldüğü gibi, sekiz köşeli yıldız ile aralarında dört kollu şekiller vardır (Görgünay-Kırzıoğlu,2001: 228).
Konya Alaaddin Cami’i (1220 H.); adını verdiği tepenin kuzeydoğu köşesine, köşk’ün güneyine kurulmuştur. Mabetin kuzeyinde üç kapı vardır.
Birinci kapı: Kapının zıvanalı kemerinin üstünde sekiz kollu yıldızın ortasında Arapça kitabe vardır. Bu kapı taşla örülmüştür. (Resim: 8)
İkinci kapı: Asıl kapıdır. Portalın aynalığında kakma tekniği ile mermere uygulanmış sekiz köşeli yıldızların yan yana ve üst üste dizildiklerini ortalarında da haç ½ şekli görülmektedir.
Üçüncü kapı: Bu kapıda sekiz köşeli yıldız yoktur.
Beyşehir Kubad Abad Sarayı; Beyşehir Gölü’nün karşısında Eğrinas denilen yerde göle hakim, yere yapılmıştır (1235-1236). Anadolu Selçuklularında çini levhalar halinde en güzel örnekleri görülen sekiz köşeli yıldızlar ve aralarında haçlardan meydana geliyordu. Kubad Abad Sarayı’nda Prof. Dr. Rüçhan Arık tarafından yapılan kazılar neticesinde çıkarılan çiniler bugün Konya Karatay Medresesi Müzesinde teşhir edilmektedir. Çinilerin üzerlerinde insan figürleri, hayvan figürleri, masal dünyasının yarattıkları sirenler, sfensler, grifon ve ejder resimleri mevcuttur. Çiniler sıraltı ve sırüstü tekniklerde yapılmıştır (Resim: 9).
Konya Alaaddin (Kılıç Aslan) Köşkü’nün çinileri: Bu yapıda kullanılan çinilerin teknik özelliği, figürlerin resmediliş tarzı , İran’daki 12. yüzyıl Büyük Selçuklu minai seramiklerinin teknik ve üslubuna çok benzemektedir (Arık,2000: 4). Çinilerden yan yana üç figür sekiz köşeli yıldız çini parçası Karatay Medresesi Müzesinde teşhir edilmektedir (Resim: 10).
Konya Şeker Furuş Mescidi: Alaaddin’in güneyindedir. Kitabeye göre mescid (617H. 1220M.) Yılında 1. Sultan Alâaddin İbn-i Keykubad İbn-i Keyhusrev zamanında Şeker Furuş (Şekerci,şeker satan) şöhretini taşıyan Şabanoğlu Hasan tarafından yaptırılmıştır. (Konyalı,1997: 542). Selçuklu eseridir. Mescidin kapısının üstünde alınlıkta yazının altında ve üstünde yan yana sekiz kollu yıldızlı çinilerle süslüdür. Ortalarında dört kollu yıldızların birer kolu kesilerek T şeklini almıştır.  Çiniler sadedir.(Resim:11)
Konya Akşehir Güdük Minare Mescidi: Minare kaidesinde iki adet yan yana sekiz köşeli yıldızın uçlarının birleştiği yerde ½ dört kollu yıldız mevcuttur.(Büyükçanga Eren ,2006: 137) Sekiz köşeli yıldız üzerinde su kuşu figürü yer almaktadır (Resim: 12).
‘’Çeşitli devrelerde ve birbirinden çok uzak ülke ve bölgelerde işlenmiş olan bu yıldız madalyonlardan oluşan düzenlemeler, aynı olmakla beraber içlerinden bir kısmı birbirinin benzeridir. Bazılarında ise farklılıklar gösterir’’ (Görgünay-Kırzıoğlu,2001:233).
Ayşe Bibi ve Celaleddin Hüseyin Türbeler’inde ve Samarra’da duvarlarda, Buhara’da Seyfi Medresesi’nin pencerelerindeki süslemelerde, Kars-Anı Şehri harebeleri Sultan Sarayı kapısında, sekiz köşeli yıldız ve dört kollu şekillerin içleri bitkisel motiflerle, Kubadabad çinilerindeki sekiz köşeli yıldızların içleri ise insan, hayvan ve hayali yaratıklarla  birlikte bitkisel motifler vardır.
Yine Sivas’ta ve aynı tarihte yapılmış olan Gökmedrese (1271/670) özellikle abidevi mermer taçkapısı (Resim: 13) ve cephesiyle yüzyılın karakterinin bir kez daha vurgular. Minare gövdelerinde, iri eşkenar dörtgenle eski gelenek sürerken, cephe yan kanatlarındaki iri sekiz köşeli yıldız dikkati çeker. Bu iri motif, gerçekte uzun ve sürekli bir gelenek halinde, sık sık karşımıza çıkan yıldız-haç örneğinin kapalı bir kompozisyona çevrilerek uygulanışıdır.
Türk mimarisinde kullanılan, sekiz köşeli yıldız motifleri günümüzde de  kullanılmaktadır.Örnek olarak Selçuk  Üniversitesi İlahiyat Fakültesi binasının iç kapılarının kenarlarında sekiz köşeli yıldız motifleri bol miktarda kullanılmıştır.
SONUÇ
Türk mimari eserlerin de yukarıda anlattığım şekilde sekiz köşeli yıldızlar, Karahanlı’lardan günümüze kadar tek olarak ya da geçmeler arasında sıra sıra , yan yana ve üst üste bir veya birden fazla sıralar halinde kullanılmıştır. Yan yana ve üst üste sıralanan, köşeleri uç uca gelen sekiz köşeli yıldızların aralarında, dört kollu dört yönlü (haça benzeyen) şekiller vardır.Türkmenistan,Kazakistan,Azerbeycan Türkiye ve bu gibi Türk dünyası ülkelerin de sekiz köşeli yıldız ve dört kollu (haç benzeri) motiflerden oluşan eserler Türk kültürü’nün ortak mirasıdır. Çeşitli dönemlerde ve birbirinden uzak yerlerde işlenmiş olmalarına rağmen düzenlemeler ile iç süslemeler birbirinin benzeridir. Fakat nadir örneklerinde farklılıklar görülür. Sekiz köşeli yıldız motifli eserleri korumak , gelecek nesillere yadigar bırakmak Türk dünyasının geleceği için çok önemlidir . İlgili ülkeler imar planlarını yaparken tarihi eserlere zarar vermeyecek şekilde gerekli önlemleri almalıdırlar.

KAYNAKÇA
ARIK, R. (2000), Kubad Abad Selçuklu Saray ve Çinileri, İstanbul: Türkiye İş Bankası.
BÜYÜKÇANGA EREN, H.H. (2006), Anadolu Selçuklu Seramiklerinde Figürlerin Dili ve Resim Eğitimi Açısından İncelenmesi (Yayımlanmamış Yüksek Lisans Tezi), Konya: Selçuk Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsü
ÇORUHLU, Y. (2006), Türk Mitolojisinin Anahtarları, İstanbul :Kabalcı  Yayınevi.
DEMİRİZ, Y. (2000), İslam Sanatında Geometrik Süsleme Bir Envanter Denemesi, İstanbul.
ERBEK, M. (2002), Çatalhöyük’ten Günümüze Anadolu Motifleri, Ankara: T.C. Kültür Bakanlığı.
GÖRGÜNAY-KIRZIOĞLU, N. (2001), Altaylar’dan Tunaboyu’na Türk Dünyası’nda Ortak Yanışlar (Motifler), Ankara: Kültür Bakanlığı Yayınları.
KONYALI, İ. H. (1997), Konya Tarihi, Konya: Enes Kitap Sarayı.
MANDEL, G. (1978), İslam Sanatını Tanıyalım, İstanbul: İnkılap Kitabsevi.
MÜLAYIM, S. (1982), Anadolu Türk Mimarisinde Geometrik Süslemeler, Ankara: Kültür ve Turizm Bakanlığı Yayınları.

Resim 1 ,a: Kırgızistan – Özkent’te Celâleddin Hüseyin Türbesi
(Fotoğraf: Fatih Başbuğ, 2007)

Resim 1 ,b: Özkent’te Celâleddin Hüseyin Türbesi Kapısı
(Fotoğraf: Fatih Başbuğ, 2007)

Resim 2: Büyük Selçuklu Eserlerinden Demavent Künbeti Resim 3: Karahanlı Eseri Âişe Bibi Türbesi
(Görgünay-Kırzıoğlu, N. 2001)
Resim 4: Kazakistan Ahmed Yesevi Türbesi’nden Detay
(Görgünay-Kırzıoğlu, N. 2001)
Resim 5: İran 14. Yüzyılın Başı Berlin İslam Sanat Müzesi
(Arık, R. 2000)
Resim 6: Keşan’da İlhanlı Devrine Ait Kabartma Bezemeli Çini
Tahran Arkeoloji Müzesi (Görgünay-Kırzıoğlu, N. 2001)
Resim 7: Azerbaycan’da Bir Tekke
(Görgünay-Kırzıoğlu, N. 2001)
Resim 8a: Alaeddin Camii Resim 8b: Alaeddin Camii Detayı
Resim 9: Beyşehir Kubad Abad Sarayı Çinileri
Konya Karatay Medresesi Müzesi (Arık, R. 2000)
Resim 10: Konya Alaaddin (Kılıç Aslan) Köşkü,
Karatay Medresesi Müzesi (Arık, R. 2000)
Resim 11a: Konya Şeker Furuş Mescidi Detayı Resim 11b: Konya Şeker Furuş Mescidi
Resim 12: Akşehir Güdük Minare Mescidi Çinileri
Resim 13a: Sivas Gök Medrese Resim 13b: Sivas Gök Medrese Detayı
 

Yrd. Doç. Mehmet BÜYÜKÇANGA   (Necmettin Erbakan Üniversitesi - Konya / TÜRKİYE)